Ergenlik

Ana Sayfa / Blog

Ergenlik(Puberte); çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.Bireyin çocuksu tutum ve davranışlardan çıkıp erişkin rolüne,erişkin kimliğine hazırlandığı,cinsiyet yetilerinin kazanıldığı vücut değişikliklerinin yoğun olduğu dönemdir.Cinsiyet ile ilgili hormonların üretimi bu dönemde çok fazlalaştığından ergenlerin ruh durumu sebepsiz değişimler gösterir.

Genel olarak 12-21 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır.Ancak son zamanlarda ergenlikten çıkış yaşı 30 yaşa kadar uzamaktadır.Ergenliğe giriş yaşı, genetik(ailesel),sosyo-ekonomik şartlar,iklim gibi faktörlerden etkilenir.Genel olarak kızlar erkeklerden daha erken ergenliğe girerler.,bu nedenle bu dönemde fiziksel olarak erkeklerden daha önce gelişirler.Pek çok genç kız değişen vücutları ve bırakmaya çalıştıkları çocukluk dönemleri sebebiyle karışık duygular yaşar.Kadın olmaya başlama fikri korkutucu gelebilir..Kızlar vücutları hakkında yeterince bilgi sahibi olamadıkları için ve ergenlik çağı kadın cinselliği ile bağdaştırıldığı için bu dönemi erkeklerden daha zor geçirirler.

Ergenlerin genel olarak duygularında istikrarsızlık görülür.Duygular anlık değişimler bile geçirebilir,duygularını çok coşkulu yaşarlar,yoğun hayaller kurarlar,yalnız kalma isteği duyarlar.Ergenler yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir,utanabilir ve kendini saklama eğilimi içinde olabilirler.Yeni şeyler deneme merakları artar.Fark edilme,önemsenme ve takdir edilme ihtiyacı duyarlar, bu yüzden arkadaşlar çok önemli bir yerdedir.Dürtü taşkınlığı yaşarlar,motor etkinlikleri hızlanır,büyüklenme düşünceleri fazlalaşır,kendini bir tane görürler.

Yine bu dönemde özgüven problemi, karşı cinsle ilişkiler,akran ilişkileri önemli yer tutar.Bazı ergenler depresif belirtiler gösterebilir ancak günlük hayatına devam edebilir.Gerçek depresyonlarda ise intihara varan düşünceler geliştirebilirler.Değersiz hissetme ,yalnızlık ,çocukluktan gelen duygular depresyona neden olabilirler.Ergenler zaman zaman öfke patlamaları yaşarlar,bunun nedeni öfkeyle ailesinden uzaklaşmaya çalışıp yeni(ailesinden farklı)bir kimlik oluşturma çabasıdır.

Ergenler için çok yemek yeme veya yemeği reddetme(kilolu olduğunu düşünme,kilo almamaya çalışma)önemli konular arasındadır.Dış görünüşleriyle çok fazla ilgilidirler ve beğenilmeyecek taraflarını mutlaka bulurlar.

Ergenlik dönemi hem ergen için hem de ergenin ailesi için zor bir dönemdir.Aile ergeni anlamakta güçlük çekerken ergen de anlaşılamadığını düşünür.Ergenler ailelerinden anlaşılma ve değer görmeyi ,önemsenmeyi beklerler.Öğütler ve nasihatler genellikle işe yaramaz.

Anne-baba çocukların girdiği bu yeni dönemin hakkı olan ergen statüsünü çocuklarına vermekte zorlanabilirler.Çocuk değil artık ergendir ve bir adım sonra yetişkin olacaktır.

Ergenlik dönemi anne-babadan ayrışmanın başladığı dönemdir.Anne babayı eleştiri,alay,beğenmeme ve kavgalar bunun işaretleridir.Bu ayrışma ergenlere ‘yas duygusu’ da yaşatır,fakat bu duygu geçicidir.Ebeveynin isteyip olamadığı özellikleri çocuklarından beklemeleri ergenin kendisi olmasını engeller.

Ergenlik dönemi ayrıca bireyin en yaratıcı olduğu dönemdir.Bu yaratıcılığı kendini bulmak, kendini yapılandırmak,toplumda onaylandığı bir yer bulmak için kullanır.İnsanın kendi kendini oluşturması en zor ve en güzel yaratıcılıktır.Kendine uygun bir konuşma biçimi,yazı biçimi,yürüme biçimi,özgün bir ‘ben’ yaratması bu süreçtedir.

Ergenlik dönemi kimliğin yapılandığı dönemdir. Kimliğini yapılandırırken çevresinde beğendiği kişilerin (amca,öğretmen,arkadaş,anne-baba gibi)beğendiği özelliklerini ve değerlerini içselleştirirler.Toplumda isim yapmış kişilerin davranışlarına da dikkat eder fakat maalesef olumsuz olanların da etkisinde kalır.Yalan söyleyen,rüşvet alan kişiler de çevresinde veya toplumda ağırlıktaysa bu özellikler de içselleştirilir.

Ergen çevresinden edindiği tüm olumlu ve olumsuz özellikleri sentezler,topladığı özelliklerin ötesinde yeni bir kimlik yaratır.Sentez ettiği özelliklerden daha üstün değerde bir bütün oluşturur,bu özellikler olumlu yöndeyse bu toplumu ilerletici,olumsuz yönde ise toplumu geriletici yönde etkisi olur.

Yazan: İz Psikoloji Enstitüsü